İskender İskenderoğlu Bursa`da İskender Kebap

İskender kebap veya İskender döner, Bursa yöresinin meşhur kebap yemeklerinden biridir. 1867 yılında Kayhan Çarşısı’nda başlamıştır. Aslında temel malzemesi Döner olsa da, İskender’i İskender yapan, üstündeki tereyağ, domates sosu, yanındaki yoğurt ve altındaki yağlı pide parçalarıdır. Ayrıca, İskenderin eti herhangi bir dönerin etinden farklıdır.İskender kebabının yapıldığı et Uludağ kekiği ile beslenen koçlardan elde edilir. İskender etinin yağı daha az olur. Kullanılan domates sosu ve yoğurt da kaliteyi çok etkilemektedir. İskender’e sadece döner gözüyle bakmamak gerekir.

Yaprak döner, genel kanının aksine iskender döner değildir. İskender döner kıyma karışımı ile yapılır ve uzun parçalar halinde kesilir. Yaprak döner ise etlerin yaprak inceliğine getirilip şişe dizilmesi ile oluşur ve büyük parçalar halinde kesilemez.

1850’li yıllarda Mehmet Efendi Lokantası ile işe başlayan aile, o dönemlerde Bursa’da yaygın olan kuzu çevirme ve tandırcılık işi yapmaktadır. Pişirilen etin (tandır veya kuzu çevirme) sabit mekânda olduğu kadar, baş üstündeki tablalarda satıldığı böyle bir Osmanlı döneminde oğul İskender arayışlara girerek “İşi nasıl farklılaştırabiliriz?” ve “Daha iyisini nasıl yapabiliriz?” gibi düşünceleri Amcası Sabit Dede’den aldığı destekle hayata geçirmeye çalışır. Babasının “Başımıza icat çıkartma” sözleri üzerine önce konuyu annesine anlatır, sonra da babasını ikna eder. Sonuçta “Yüzyıllardır yerdeki ateşe paralel olarak pişirilen kuzuyu, dik mangalda ayağa kaldırma!” teklifinde bulunur babasına. Böylece dikey kebap fikrini Bursa’da denerler ve babası Mehmet Efendi’ye desteğiyle iş gelişmeye devam eder.

Bu amaçla yola çıkan İskender Efendi zamanla kemikli eti; kemik ve sinirlerinden arındırır, bir şişe takar ve bunu ateş karşısında döndürerek pişirdikten sonra ince-ince keserek sunumunu yapar. Bu farklı sunum Bursa’da çok dikkat çeker ve İskender Efendi’nin “dönen kebabı” olarak anılmaya başlar. Çünkü et kemiksizdir, dikey bir ocakta pişmektedir, farklı bir şekilde kesilmektedir. Ancak bugünkü kebap şeklinde değil; daha basit, çatal ve bıçak kullanılmayan, o günkü adıyla alaturka denen pide üzerine konan etlerin kenarına konan yoğurt, salça ve tereyağı ile desteklenmiş, bir lezzet tabağı haline gelmiştir. Artık Bursa’da İskender denilince o tabakla gelmektedir. Bu yıllarda Bursa’nın nüfusu çok azdır. Kayhan-Tahtakale-Reyhan üçgeni ve Maksem, Tophane gibi semtlerden ibarettir. İnsanlar birbirlerini tanımaktadır. O dönemde Mehmet oğlu İskender Efendi ile tanınmaya başlayan İskender Döner Kebap’ın sunulduğu mekân 20–30 metrekarelik bir dükkândır. 1926 yılında Harf İnkılâbı ile levhası olan ilk dükkâna taşınılır.

Ailemle Botanik parktaki kısa gezimizden sonra İskender’de o Meşhur İskender Kebabından yedik. Söylemeliyim ki su ana kadar İstanbul’da yada değişik birçok yerde İskender kebap yedim ama bu kebaptan sonra onların tamamını unutmam gerektiğine inanıyorum. Çalışanlara bu isin sirrini sordum. Verdikleri cevap ürünlerini yıllardır hiç değiştirmeden ayni şekilde sunmaları ve et İhtiyaçlarının kendi çiftliklerinde yetiştirdikleri hayvanlardan sağlanması olduğunu söylediler.

Cukurcaköy mah. 1.Nilifer cad. No: 217/1

Iskender efendi konagi Osmangazi / Bursa

Tel 444 1867

http://www.iskender.com

Please follow and like us:
Facebook
Google+
Twitter
YouTube
Pinterest
Instagram

author-avatar

This author has not supplied a bio yet.

Facebook
Google+
Twitter
YouTube
Pinterest
Instagram